Anı kitabı, birinin anlattıklarının kendi sözleriyle ve fotoğraflarıyla basılmış halidir. Kendiniz de hazırlayabilirsiniz; işin çoğu yazmak değil, anlatmayı kolaylaştırmak. Aşağıdaki yedi adım iki yolda da aynı.
Önce kitabın kimin hikayesini anlatacağına ve kime kalacağına karar verin: annenizin hayatı mı, dedenizin gençliği mi, kendi hikayeniz mi? Bu, soruları da belirler. Kitabı torunlar okuyacaksa onların hiç bilmediği şeyleri sormak gerekir.
"Hayatını anlat" demek çoğu insanı tıkar; küçük, somut sorular işe yarar: "Çocukluğunuzun geçtiği ev nasıldı?", "İlk maaşınızla ne aldınız?". Soruları konulara ayırın (çocukluk, gençlik, aile, iş, memleket) ve kolaydan başlayın. Haftada bir soru, bir yılda elliden fazla hikaye demek.
Soru kütüphanesine göz atınHerkes yazmayı sevmez; sesini kaydetmek çoğu kişiye daha kolay gelir. Soruyu önceden iletin ki düşünmeye vakti olsun. Hepsini bir oturuşta sormayın: haftada bir soru anlatanı yormaz, anılar da birbirini çağırır.
Anneye sorulacak sorularSesle anlatılanları kitaba koymak için yazıya dökmek gerekir. Yazarken anlatanın sözlerini değiştirmeyin; "işte", "şey" gibi dolgu sözleri ve tekrarları ayıklamak yeter. Kayıtları da saklayın: sesi, kitaptaki satırlardan ayrı bir hatıra.
Eski fotoğrafları tarayın ya da gün ışığında, düz tutarak telefonla çekin; baskıda net çıkması için yüksek çözünürlüklü olsun. Her fotoğrafın altına kim, nerede, ne zaman sorularının cevabını yazın: yıllar sonra bunu bilen kalmayabilir.
Her hikaye bir bölüm olsun; başlığı soru ya da anlatandan bir cümle olabilir. Yazımı ve noktalamayı düzeltin ama anlatanın deyişlerini değiştirmeyin: kitabı değerli kılan onun sesi. Bitince anlatana bir kez okutun.
Sert kapak ve iplik dikiş yıllara dayanır. İç sayfaların renkli mi siyah-beyaz mı olacağına fotoğraflara göre karar verin. Aileden kaç kişi isteyecekse o kadar nüsha düşünün; matbaaların en az adet şartı olabilir, nüsha başı fiyat da adetle değişir.
Bu adımların hepsini kendiniz yapabilirsiniz. En çok zamanı soruları düzenli göndermek, kayıtları yazıya dökmek ve sayfaları dizmek alıyor. Yadigâr bu kısmı üstleniyor:
Haftada bir soruyla neredeyse bir yıl sürer; bu tempo anlatanı yormaz ve anılar birbirini çağırır. Yadigâr'da soruların sıklığını her gün ile ayda bir arasında seçebilirsiniz.
Hikaye ve fotoğraf sayısına bağlı. Yadigâr'da siyah-beyaz kitapta 480, renkli kitapta 300 sayfaya kadarı plana dahil.
Sesini kaydedebilir. Kayıt kendiliğinden yazıya dökülür. Aileden biri de onun anlattıklarını onun adına yazabilir.
Çocukluk, gençlik, aile, iş hayatı, memleket gibi konulardan küçük, somut sorular. Yadigâr'ın soru kütüphanesinde 500+ soru var; anneye, babaya ve dedeye sorulacak sorular için ayrı rehberler de var.